Yayıma hazırlanan gerçek yaşam anlatısı

Önce beni oku.
Sonra, belki kendine rastlarsın.

Altı yaşında bir bayram günü, bir damda başlayan gerçek hikâye… Otuz iki ameliyat, yeniden öğrenilen bir hayat ve “yapamazsın” denilen her yerde açılan başka bir yol.

Bu bir kahramanlık kitabı değil. Hataları, kayıpları, kırgınlıkları ve yeniden başlamayı saklamayan bir insanın kendi hayatına tuttuğu ayna.

İlk sayfayı arala
32
ameliyat
9
bölüm
1
gerçek hayat

Gerçek kapak tasarımı · Ön ve arka yüz

Kitabın içinden

Bazı hikâyeler ilk cümlede başlamaz.
İlk sessizlikte başlar.

Üç kapıdan birini açın. Her biri kitabın başka bir duygusuna çıkar.

Girişe açılan kapıOkuma süresi 1 dk.

Ezan yarım kaldığında

İnsan bazen hayatının değiştiği anı yıllar sonra bile bütün sesleriyle hatırlıyor. Benim hafızamda o günün bir bayram sabahı, bir dam ve yarım kalan bir ezan olarak yeri var.

Altı yaşındaydım. Annemi arıyordum. Birkaç dakika sonra dünya aynı dünya olacaktı; ama ben artık aynı çocuk olmayacaktım.

Bu kitap, o çocuğa yıllar sonra dönüp “Sana ne oldu?” diye sormuyor. “Bütün bunlardan sonra sen kim oldun?” diye soruyor.

“İnsan geçmişini değiştiremez. Ama geçmişinin kendisinde neye dönüşeceğine karar verebilir.”

Girişten önce, okura bırakılan soru

Bu kitap ne değil?

Acıyı sergileyen değil,
anlamı arayan bir anlatı.

Lütfen Seni Oku!, okura kusursuz bir insan göstermiyor. Güçlü görünmenin ardındaki yorgunluğu, yanlış seçimleri ve yeniden başlamanın sessiz bedelini de saklamıyor.

01

Bir başarı reçetesi değil

Her yaraya aynı cümleyi sürmüyor. Bir insanın kendi yolunu nasıl aradığını dürüstçe anlatıyor.

02

Bir acı vitrini değil

Kaybı büyütmek yerine, kayıptan sonra kurulabilen hayatın gerçeğine bakıyor.

03

Bir nasihat kitabı değil

“Ben yaptım, sen de yap” demiyor. Okura yalnızca kendi hayatını yeniden okuması için alan açıyor.

Hikâyenin izi

Bir hayat, dört eşik.

Bir eşiğe dokunun; hikâyenin altında kalan cümleyi görün.

01 — KAZA

Hayatın ikiye bölündüğü gün

Kurban Bayramı’nın dördüncü günü… Damda annesini arayan altı yaşındaki bir çocuk, birkaç saniye içinde bambaşka bir hayatın eşiğine geldi.

“Öyle acılar çektim ki, kitabını yazıyorum.”

Anlatının durakları

Dokuz bölümde
bir ömür değil, bir dönüşüm.

Bunlar yalnızca yaşanan olayların sırası değil; bir çocuğun, bir gencin ve bir babanın kendisini yeniden kurarken geçtiği eşikler.

  1. 01
    Damda bir çocukBayramın dördüncü günü ve yarım kalan ezan.
  2. 02
    Hastane koridorlarıAylar, otuz iki ameliyat ve bekleyiş.
  3. 03
    Eve dönüşHer şey tanıdık; hayat artık başka.
  4. 04
    1/D sınıfıAnnesinin sırtında yeniden başlayan okul yolu.
  5. 05
    Kendi adımlarını bulmakProtezler, bakışlar ve gündelik hayatın sınavı.
  6. 06
    ÇalışmakBir dükkânda başlayan uzun öğrenme dönemi.
  7. 07
    Kendi kapısını açmakBaşkasının ihtimal vermediği yerde bir başlangıç.
  8. 08
    Baba olmakGeçmişe çocuklarının gözünden yeniden bakmak.
  9. 09
    Kendini okumakBaşına gelenlerden kim olmak istediğine uzanan yol.

Yazarın ardındaki hayat

Selçuk Okuşlu
kimdir?

Selçuk Okuşlu; yaşadıklarını bir üstünlük hikâyesine dönüştürmeden anlatmayı seçen bir girişimci, baba ve yazardır.

1992’de Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde doğdu. Altı yaşında geçirdiği yüksek gerilim kazasının ardından yaklaşık bir yıl içinde otuz iki ameliyat geçirdi. Sağ kolunu omuzdan, sol bacağını diz altından ve sağ ayağının parmak uçlarını kaybetti.

Okul yoluna annesinin sırtında yeniden başladı. Daha sonra çalıştı, düştü ve yeniden denedi. Bir giyim mağazasına çalışan olarak girdi; yıllar sonra kendi adını taşıyan mağazaların kapısını açtı. İki oğul babası olan Okuşlu, şiir ve müzikle kurduğu bağı bugün kendi hayatının cümlelerine taşıyor.

Lütfen Seni Oku!, onun “başardım” deme biçimi değil; nerelerde yanıldığını, ne kaybettiğini ve her seferinde kendisini nasıl yeniden kurduğunu saklamadan anlatma biçimidir.

Selçuk Okuşlu

Kitap dosyası

Yayıma hazırlanıyor

Bir insanı anlatırken
okuru kendisine çağıran kitap.

Okura kısa not

Bu kitap size yalnızca bir hayat anlatmayacak.

Damda annesini arayan çocuğu, boş sınıfta bekleyen öğrenciyi, kapanan kapıların yanında başka bir geçit arayan genci ve geçmişini kendi adı altında yeniden kuran adamı okuyacaksınız.

Sonra belki bir cümle sizi durduracak. Çünkü bazı hayatlar yalnızca anlatana ait kalmaz; okuyanı kendi sessizliğine, yarım kalmış hayaline ya da yeniden başlama ihtimaline götürür.

Tür
Otobiyografik anlatı
Yazar
Selçuk Okuşlu
Dil
Türkçe
Durum
Henüz yayımlanmadı

Bu kitap kimin için?

Belki tam da şu an
bu cümlelere ihtiyacı olanlar için.

01

Hayatı planladığı gibi gitmeyenler

Yol değiştiğinde kendisini de kaybettiğini düşünenler için.

02

Güçlü görünmekten yorulanlar

Her gün ayağa kalkmanın her gün güçlü hissetmek olmadığını bilenler için.

03

Yeniden başlamak isteyenler

Yeni bir hayat değil, yaşadığı hayatta yeni bir anlam arayanlar için.

Okur Defteri

Bu hikâye sende
hangi cümleyi uyandırdı?

Kitap henüz yayımlanmadı; ama hikâyesi şimdiden okuruyla konuşmaya başladı. Buraya bir düşünce, bir his ya da Selçuk Okuşlu’ya kısa bir not bırakabilirsiniz.

Her not önce yazarın onayına gider. E-posta adresiniz hiçbir zaman yayımlanmaz.

10–600 karakter arasında kısa bir not yazabilirsiniz.

Okurlardan

Deftere bırakılan izler

Onaylanan notlar

Okur notları yükleniyor…

Arka kapaktan okura ilk söz:

“Lütfen beni oku!”

Son sayfada ise kitabın asıl sözü okura kalacak:

“Lütfen Seni Oku!”

Henüz satışta değil · Yayın yolculuğu devam ediyor

Bir sayfa daha arala

Lütfen Seni Oku!

Tam kapak tasarımı
Lütfen Seni Oku kitabının arka kapak, sırt ve ön kapaktan oluşan tam tasarımı